Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.
‘’Güvenlik Güçleri’’ denilen, Türk Askeri ve Polisi’nin Kürt Kadınlarına yönelik cinsel taciz ve tecavüzleri..
Örneğin, aşağıdakilerden hangisi Kürt Kadını’nın Temel sorunu? - Kadın olarak erkek egemen sistemi içinde baskı altında oluşu mu? - Ulusun bir unsuru olarak, TC’nin ulusa yönelik ve içinde özel olarak da kadının ezilişini öngören, uyguladığı baskılar mı?
Soane, şöyle bir anısını aktarır: "Birçok kez evin hanımı kocası evde olmadığı halde, beni bir erkek gibi karşılamış, yanıma oturarak benimle konuşmuştur. Bu hareketleri yaparken de İranlı ve Osmanlı kadınlarında görülen garip bir bönlük ya da yapmacık namuskâr anne davranışlarında bulunmamıştır. Hatta kocası gelip, atını bağlayıp çadıra girinceye kadar da bana hizmetini sürdürmüştür."
Türkiye başbakanı da, 8 Mart Kadınlar Günü nedeniyle Uşak’ta kadınlara yönelik konuştu, ‘’3 çocuk yapın, yoksa 2030 yılında yaşlı bir toplum olacağız’’ dedi. Başbakan’ın bu sözleri, toplumsal olarak gelecekte işgücünün azalması tehdidi var gibi görünüyor, aslında arkasındaki asıl amaç, soyun devamı ve siyasi İslama göre kadının hep doğurgan bir varlık olarak görülmesi yatıyor.
WADİ: Kürdistan'da kadın sünnetine karşı 14.000 imza
Kadınların sünnet edilmesinin yasaklanması Güney Kürdistanda mümkün olduğunu, ve ‘’Irak Kürdistanında Kadının cinsel oraganının sakatlanmasına son ’’ (FGM-Female Genital Mutilation) kampanyasını yürüten ve 14.000 imzaya ulağan Alman-Avusturya oluğumlu yardım örgütü WADİ’nin yaptığı açıklamaya göre Kürt hükümet çevrelerinden gereken destek görüldüğü vurgulandı.
1990 sonrası Türkiye'de toplumsal değişimler, bunun kadınların durumu ve sorunlarına yansıması- II
;II Türkiye’de kadın haklarında ki yasal düzenlemeler Bu roller ve ivme kazanan kadın hareketleri açısından bakıldığında, 1980??lerden itibaren kadının siyasete katılımında bazı değişiklikler olmuştur. Kadın konusunun siyasette giderek Tartığılmaya başlandığı da gözlemlenmektedir. Ayrıca, 1982 Anayasası ile partilerin kadın ve gençlik kollarının kurulması açıkça yasaklanmış olmasına rağmen, 23.7.1995 tarih ve 4121 sayılı kanunla yapılan değişiklikle bu yasak kaldırılmıştır. Konu ile ilgili olarak yasalarda yapılacak değişiklik çalışmaları devam etmektedir.
G.ç - Evet, bunları anlıyoruz. Benim sormak istediğim, konuşmanızda da belirttiniz ve Türkiye’de basında da sık sık vurgulanır olan ‘’Töre ve Namus Cinayetleri’’. Bu konudaki cinayetleri Kürtlerin yarattığı, onlara ait bir sorun olduğu belirtiliyor. Siz de konuşmanızda belirttiniz. Geçenler de Ertuğrul özkök de yazmıştı. ‘’Bu bizim değil, Kürtlerin işledişi cinayetlerdir’’ şeklinde. öztoprak- Hayır efendim. Burada bir yanlış var. Güneydoğu’nun toplumsal yapısı diğer Anadolu’nun köyleri gibi değil. Orada bir aşiret sistemi de var. Aşiretlerin hepsi Kürt Aşiretleri değil ki, Türk Aşiretleri de var. Sen niye tamamını Kürtlerin üzerine yüklüyorsun.
'1990 sonrası Türkiye'de toplumsal değişimler, bunun kadınların durumu ve sorunlarına yansıması
Genel olarak
Türkiye’de, Cumhuriyetin kurulmasından önce hiç bir hakları olmayan kadınların durumu, daha sonra bazı biçimsel değişikliklere karşın bütün düzeylerde çok önemli sorunlar göstermektedir. Sorunlar devlet yönetiminden en alt düzeydeki ilişkilere kadar her yerde yansımakta, kendini göstermektedir. Bu bir abartı değil, toplumun bütün katmanlarında kadın özgür değildir diyebiliriz. Buna istisna bazı ilişkiler göstermek mümkündür, ancak durumu değiştirmemektedir.